Saç dökülmesinde mevsim etkisi neden sonbaharda görülür
Sonbaharda artan saç dökülmesinin biyolojik nedeni, normalle fazlasını ayırmanın yolları ve bu dönemde saça nasıl davranılması gerektiği.
Nihan Koralp 4 dk okuma
Sonbaharın ilk haftalarında birçok kişi aynı endişeyi yaşar: tarakta, yastıkta, duş süzgecinde alışıldıktan fazla saç teli görünür. İnsanın aklına hemen ciddi bir sorun gelir, oysa bu tablonun büyük bölümü mevsimsel bir döngünün doğal parçasıdır. Saç dökülmesinin mevsimlerle ilişkisini anlamak, gereksiz paniği de gereksiz ürün alışverişini de önler.
Saç teli sürekli büyümez. Her tel kendi takviminde ilerler: uzun bir büyüme evresi, kısa bir geçiş evresi ve ardından telin köke tutunmayı bıraktığı bir dinlenme evresi. Dinlenme evresini tamamlayan tel dökülür ve yerine yeni bir tel gelmeye başlar. Kafadaki bütün teller bu döngüde aynı noktada olmadığı için gündelik hayatta bu değişim fark edilmez. Fark edilir hale gelmesi, çok sayıda telin aynı döneme denk gelmesiyle olur.
Neden özellikle sonbahar
Yaz aylarında saç köklerinin büyük bölümü aktif evrede kalır. Uzun gün ışığı, artan ısı ve buna eşlik eden hormonal ritim, saçı bir süre yerinde tutar. Yaz sonuna doğru bu tellerin belirgin bir kısmı aynı anda dinlenme evresine geçer. Dinlenme evresi birkaç ay sürdüğü için dökülme, yazın kendisinde değil ondan aylar sonra, sonbaharda görünür hale gelir. Yani eylül ve ekimde görülen dökülme aslında temmuzda alınmış bir kararın gecikmiş sonucudur.
Bu tabloya yazın biriken dış etkiler de eklenir. Güneş, tuzlu su, havuz suyu ve sıcak hava tel gövdesini yıpratır. Yıpranmış tel kırılmaya daha yatkındır ve kırılan tel de dökülen tel gibi görünür. Oysa ikisi farklı şeydir: biri kökten ayrılmadır, diğeri gövdenin ortasından kopmadır. Ayırt etmek için telin ucuna bakmak yeterlidir; kökten dökülen telin ucunda küçük ve açık renkli bir topuzcuk bulunur, kırılan telde bulunmaz.
Normal ile fazlasını ayırmak
Günde ortalama yüz tel civarında bir dökülme, saç yoğunluğuna bağlı olarak beklenen aralıktadır. Bu sayıyı tek tek saymak gerekmez; asıl ölçüt saçın toplam hacmindeki değişimdir. Toka kalınlığı, at kuyruğunun çevresi, ayrım çizgisinin genişliği aylar içinde belirgin biçimde değiştiyse durum yalnızca mevsimselliğe bağlanamaz.
Mevsimsel dökülme kural olarak yaygındır; saçın tamamından dengeli biçimde gerçekleşir ve altı sekiz hafta içinde yavaşlar. Belirli bir bölgede yoğunlaşan, saç çizgisini geri çeken, kaşıntı ve kabuklanmayla birlikte gelen ya da aylarca hız kesmeyen dökülme farklı bir başlıktır ve uzman değerlendirmesi ister. Demir ve tiroit değerlerindeki dengesizlikler, ağır kısıtlayıcı beslenme, doğum sonrası dönem ve bazı ilaçlar da benzer tablolar yaratabilir.
Bu dönemde saça nasıl davranmalı
Yapılabilecek en yararlı şey saçı daha az zorlamaktır. Dinlenme evresindeki teller zaten gitmeye hazırdır; sıkı toplanan modeller, agresif tarama ve yüksek ısılı şekillendirme bu telleri erken alır ve tabloyu daha dramatik gösterir. Islak saçı geniş dişli tarakla, uçlardan başlayarak açmak basit ama etkili bir alışkanlıktır.
Saç derisinin temizliği de önemlidir. Yaz boyunca biriken tuz, güneş koruyucu kalıntısı ve ter, kök çevresinde bir tabaka oluşturabilir. Haftada bir yapılan derinlemesine temizlik bu tabakayı alır; ancak her yıkamada güçlü temizleyici kullanmak ters etki yapar ve saç derisini kurutur.
Beslenme tarafında sihirli bir kalem yoktur ama eksikliği olan biri için protein, demir, çinko ve B grubu vitaminler doğrudan fark yaratır. Buradaki kritik nokta şudur: eksiklik yoksa takviye almak dökülmeyi azaltmaz. Bu yüzden rastgele takviye satın almadan önce basit bir kan tahlili çok daha isabetli bir adımdır.
Sabır da bir bakım yöntemidir
Bahar aylarında da benzer ama daha hafif bir dalga görülebilir. Kışın kapalı ortamda geçen uzun aylar, azalan gün ışığı ve değişen beslenme düzeni saç döngüsünü etkiler. Bu ikinci dalga genellikle sonbahardaki kadar belirgin olmaz ve daha kısa sürer; yine de aynı sakinlikle karşılanması gereken bir süreçtir.
Mevsimsel dökülmenin en zor tarafı, iyileşmenin gözle görülür olması için gereken süredir. Dökülen telin yerine gelen yeni tel önce kısa ve ince çıkar; saç çizgisinde beliren kısa tüyler aslında iyi haberdir. Bu tellerin fark edilir uzunluğa ulaşması aylar alır. Dolayısıyla ekim ayında başlanan bir bakım rutininin sonucunu şubatta değerlendirmek gerekir. Kısa aralıklarla ürün değiştirmek, hangi adımın işe yaradığını görmeyi imkânsız kılar ve çoğu zaman tek kazananı raf olur.